Sayfalar

21 Nisan 2013 Pazar

Şirince


Aylardan Nisan... Şirince'deyiz.
Güzel bir Nisan sabahı, canım arkadaşım Demet, kardeşi Buket ve anneleriyle Şirince'deyiz.  
Şirince, Kuşadası İzmir arasında sevimli bir köy. 2012 yılbaşından sonra daha da popüler hale geldi kuşkusuz :) Fazla turistik olmuş eleştirilerine katılsam da hala bir Pazar sabahı için en güzel kaçış rotalarından biri. Sevimli evleri, üstü asmalı terasları, lezzetli sofraları ve tabii ki çeşit çeşit meyveli şaraplarıyla gezilesi görülesi bir yer.

On a nice warm April morning, we went to Sirince with my dear friend Demet, her sister and her mother.Sirince is a lovely village between Kusadasi and Izmir, from Izmir it takes less than an hour to reach. Old architecture, delicious breakfast, green shades are all beautiful. One should absolutely buy a wine from there. My favorites are demi-dry white and strawberry wine. I also bought a colorful shawl. Here are some photos from this Sunday trip...

19 Nisan 2013 Cuma

Istanbul- discovering a beautiful city

Bosphorus

ISTANBUL ROUTE TIPS

Istanbul, for me is the most beautiful city in the world. Time is never enough to discover the splendor of this city.

12 Nisan 2013 Cuma

4 el piyano keyfi


Virtüözlerden Karşıyaka’ya...

4 Mart 2013’te Özgür Ünaldı ve Kandemir Basmacıoğlu’nun 4 el resitaline gittim. Kandemir Hoca, benim piyano hocam. Onu sahnede dinlemekten ayrıca mutlu oldum.

İki piyanistin de performansları ve parça seçimleri çok başarılıydı. Benim için de 4 el dinlemek ilginç bir deneyim oldu, 4 el sanki orkestra gibi ve dinlemesi çok keyifli… Neler çaldılar:

F.Schubert: Karakteristik marşlar D.886 No.1 ve 2
J.Brahms: Valsler Op.39 No:1-2-3-11 ve 15 (not: no15, THY’nin kabin içi müziği J )
A.Dvorak: Slav Dansları Op.46,2.kitap No:8 (bu parçayı çok sevdim J), Op.72 No.2
S.Rachmaninov Dört el için 6 parça Op.11, Barcaroller, Scherzo, Theme Russe
W.A.Mozart: Dört el için sonat K.358 Si Bemol Major

Yukarıdakilerden birkaç müziği, internetten bulabildiğim kadarıyla ekliyorum. Bulduklarım 4 el piyano değil ne yazık ki... Canlı dinleme şansı tekrar bulana kadar elimizde bunlar var :)


Tiyatro: Leyla'nın Evi


 
Leyla’nın Evi
Uzun zamandır gitmek istiyor ama denk getiremiyordum. Kısmet İzmir’de izlemekmiş. Mezun olduğum İzmir Amerikan Lisesi’nin yenilenmiş tiyatro salonunda nostaljik bir anı oldu benim için. Lisede bir alt dönemimden Halim Ercan da başroller arasındaydı ve gazeteci Yusuf rolü ile çok başarılıydı.

Leyla’nın evi, asil bir İstanbul hanımefendisi olan Leyla Hanım’ın aile konağının bahçesinde yaşadığı küçük evinden, yalının sonradan görme yeni sahipleri tarafından kovulmasını anlatıyor. Zülfü Livaneli’nin aynı adlı romanından uyarlanmış. Leyla Hanım bir yandan güç sahiplerine karşı koyarken, bir yandan da kendini yeni ve alışkanlıklarından çok farklı bir yuvada buluyor. Genç gazeteci Yusuf, çok hürmet ettiği bu yaşlı hanımı, deli dolu “Alamancı” sevgilisine (Roxy) rağmen eve alıyor. Tabii kıyametler kopuyor. Leyla Hanım İstanbul’un arka sokak kültürünü istemeden öğrenirken, Almanya göçmeni asi Roxy de sevmeyi sevilmeyi ve asaleti keşfediyor. Roxy rolündeki Ayça Varlıer’i özellikle tebrik ediyorum. Müthiş bir enerji ve oyunculuk… Sahnede hoplayıp zıplaması, tam ayarında bir Alamancı şivesiyle konuşması, şarkı söylemesi, dans etmesi derken, oyunu alıp götürmüş. Müzikal kabiliyetiyle şaşırtıyor. Leyla Hanım rolündeki Celile Toyon da asaletiyle rolünün hakkını veriyor.

Tiyatro Kare'ye yeni oyunlarında da başarılar... Yolları açık olsun…